Logo
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği
TAHUD
Toggle sidebar
9 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete Yönetmelik Değişikliğine Dair Hukuk Komisyonu Görüşümüz
17 Nisan 2026
Yeni

Esnek mesainin yeni bir sorunsal haline gelmesi, uzaktan muayenenin çekinceleri ve demirbaşlara yönelik mülkiyet hakkının anayasal konumu aile hekimlerimizi çıkmaza süreklemektedir.TAHUD olarak sahada sorunların düzeltilmesi için her zaman gayret gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. 9 Nisan 2026 tarihli resmi gazete yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik maddelerine yönelik hukuk komisyonun yorumu web sitemizde yayına girmiştir. Komisyon üyelerimize teşekkür ederiz.

MADDE 1- 25/1/2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerinin bu mevzuat kapsamı dışında bırakılması durumu söz konusudur

Bu madde ile "Eğitim Aile Sağlığı Merkezi" ve "Eğitim Aile Hekimi" tanımları yönetmeliğin dayanak ve kapsam kısmından tamamen çıkarıldı.

Eğitim Aile Sağlığı Merkezi artık genel uygulama yönetmeliğinin bir parçası olmayacağı anlamına gelmekte.

Bu yapıların (asistan eğitimi, eğitici kadrolar vb.) işleyişi muhtemelen akademik birimlere özel, müstakil bir düzenleme ile yönetileceğini anlamaktayız. Bir diğer ifade ile saha uygulaması ile akademik eğitim süreci mevzuat düzeyinde birbirinden ayrılacaktır.

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “sağlık kuruluşunu” ibaresi “kamu sağlık kuruluşunu” şeklinde değiştirilmiş, (d), (g), (ğ), (h), (ı) ve (o) bentleri yürürlükten kaldırılmış, (j) ve (k) bentlerinde yer alan “izni” ibareleri “izni, eğitim” şeklinde değiştirilmiş, (m) bendinde yer alan “ve Bağlı Kuruluşları” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, (ö) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (p) bendine “sağlık kuruluşunu” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya toplum sağlığı merkezinin kurulmadığı ilçelerde ilçe sağlık müdürlüğünü” ibaresi eklenmiştir. “ö) Müdürlük: İl sağlık müdürlüğünü,”

 

Burada hem terminolojik bir sadeleşme olduğunu hem de geçici görevlendirmelerin kapsamı genişletilmiş durumda olduğunu görmekteyiz.

 

Akademik Terimlerin Tasfiyesi: "Asistan", "eğitici", "eğitim aile sağlığı merkezi" gibi kavramlar tanımlar arasından çıkarıldı.

 

Bu da 1. maddedeki "ayrışmayı" destekleyen teknik bir adım.

 

Geçici Görevlendirmede "Eğitim" Detayı: Mevcut yönetmelikte geçici aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı görevlendirmeleri genellikle "izin" (yıllık izin, hastalık izni vb.) hallerinde yapılmaktaydı.

 

Yeni düzenleme ile buraya "eğitim" ibaresi de eklendi. Artık asıl hekim veya çalışan bir eğitim programına katıldığında da yerlerine resmi olarak görevlendirme yapılabilecek; böylece sahadaki personel boşluğu riskini mevzuatla çözmektedir.

 

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Kurumca” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasının (g) bendinde yer alan “evde” ibaresi “evde, uzaktan” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir. “o) Vekalet veya görevlendirme halinde bakmakla yükümlüğü olduğu birimin tüm işlemlerini yapmak. ö) Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre uzaktan sağlık hizmeti sunmak.”

Aile hekimliğinin modern çalışma şartlarına adaptasyonunu sağlanmakta.

 

Uzaktan Sağlık Hizmeti: Aile hekimlerinin görev tanımlarına "uzaktan sağlık hizmeti sunmak" resmen eklendi. Bu, tele-tıp uygulamalarının (görüntülü görüşme, online danışmanlık gibi) yasal zeminini oluşturuyor. (Ancak çekinceler ve riskler 5. Maddede geniş yorumda ele alınacaktır.)

 

Vekâlet ve Sorumluluk: Bir birime vekâleten bakan veya görevlendirilen kişi, artık o birimin sadece rutin işlerini değil, "tüm işlemlerini" yapmakla yükümlü kılındı.

 

Bu, vekâlet süresince idari veya tıbbi işlemlerin aksamasının önüne geçmek için getirilen net bir sorumluluk çizgisi olacaktır.

 

MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine “evde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve uzaktan” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir. “ı) Vekalet veya görevlendirme halinde bakmakla yükümlüğü olduğu birimin tüm işlemlerini yapmak.”

Uzaktan sağlık hizmet sunumunun (teletıp), Resmî Gazete Tarihi: 10.02.2022 Resmî Gazete Sayısı: 31746 olan “UZAKTAN SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMU HAKKINDA YÖNETMELİK” ile nasıl ve hangi koşullarda yapılacağı düzenlenmiştir. İlgili yönetmeliğin İKİNCİ bölümü şöyledir:

 

MADDE 5 – (1) Uzaktan sağlık bilgi sistemi, Bakanlık veya Bakanlık harici yetkilendirilmiş geliştiriciler tarafından Bakanlığın belirlemiş olduğu asgari standartlara uygun olarak geliştirilir.

(2) Geliştirilen uzaktan sağlık bilgi sistemi, Bakanlığın sistemine tescil edilir; tescili yapılmamış uzaktan sağlık bilgi sistemi uzaktan sağlık hizmeti sunumunda kullanılamaz. Tescilin usûl ve esasları Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce belirlenerek Bakanlığın internet sitesinde ilan olunur.

(3) Uzaktan sağlık bilgi sistemi, uzaktan sağlık hizmeti kapsamında yapılan ve Bakanlıkça belirlenen işlemlerin sağlık tesisinin bilgi yönetim sistemine bildirilmesine ve aktarılmasına imkân verecek şekilde geliştirilir.

(4) Bakanlıkça belirlenen asgarî standartlarda yapılacak değişiklikler, Bakanlıkça belirlenen sürede uzaktan sağlık bilgi sistemi yazılımına yansıtılır.

 

Altyapı ve teknik donanım

MADDE 6 – (1) Sağlık tesisi, sağlık meslek mensubunun uzaktan sağlık bilgi sistemine bağlanabilmesi için gerekli altyapı ve teknik donanım imkânlarını sağlar. Uzaktan sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan altyapı ve teknik donanım gibi hususlara ilişkin kriterler, Bakanlık tarafından belirlenir.

 

Uzaktan sağlık hizmetleri

MADDE 7 – (1) Niteliği itibarıyla uzaktan sağlık hizmeti sunumuna elverişli olmak kaydıyla, aşağıdaki hizmetler uzaktan sunulabilir:

a) Uzaktan sağlık hizmeti talep eden kişi, uzaktan sağlık hizmetinin elverdiği ölçüde muayene edilebilir; kişinin tıbbî gözlem, izlem ve takibi ile değerlendirmesi yapılabilir, teşhis edilmiş hastalıkları kontrol edilebilir; tıbbî danışmanlık verilebilir; konsültasyon veya ikincil görüş talep edilebilir. Gerekli durumlarda, kişiye bir sağlık kuruluşuna fiziken müracaat etmesi önerilebilir.

b) Hastalıkların uzaktan yönetimi ve takibi için kişinin kan şekeri ve kan basıncı gibi klinik parametreleri değerlendirilebilir, izlenebilir, tedavi ve ilaç yönetimi sağlanabilir.

c) Sağlığın korunmasına ve takibine, sağlıklı yaşamın desteklenmesine, psikososyal destek hizmetlerinin sağlanmasına yönelik hizmetler verilebilir.

ç) Sağlık riski artan veya ileri yaşlı kişilerin çok yönlü değerlendirmesi ve takibi yapılabilir.

d) Teknolojik imkânların elvermesi ve Bakanlıktan gerekli izinlerin alınması koşuluyla kişilere, Bakanlıkça belirlenen girişimsel veya cerrahi operasyon hizmetleri sunulabilir.

e) Endemik veya epidemik salgınlarda ulusal nitelikteki kılavuzlar doğrultusunda kişilerin sağlığının korunmasına yönelik gerekli tıbbî işlemler yürütülebilir.

f) Giyilebilir teknolojiler ve diğer tıbbî cihazlar ile sağlık hizmeti talep eden kişinin sağlık verileri ölçülebilir ve takip edilebilir.

g) Hekim tarafından değerlendirilen kişiye, hekimince e-reçete ve e-rapor tanzim edilebilir.

(2) Sağlık tesisi, uzaktan sağlık hizmetine ilişkin aynı branşta faaliyet izin belgesi sahibi olması koşuluyla bir başka sağlık tesisindeki sağlık hizmeti talep eden kişiye uzaktan sağlık hizmeti sunabilir.

 

Faaliyet izni

MADDE 8 – (1) Uzaktan sağlık hizmeti sunmak isteyen sağlık tesisine gerekli şartları sağlaması hâlinde Bakanlıkça uzaktan sağlık hizmeti faaliyet izin belgesi verilir. Faaliyet izni, sağlık tesisinin mevcut faaliyet izin belgesine işlenir.

(2) Başvuru, sağlık tesisi tarafından Ek-1’de yer alan belgelerle birlikte Müdürlüğe yapılır.

(3) Müdürlük başvuruyu dosya üzerinde inceler, eksiklik veya uygunsuzluk bulunması hâlinde, bu hususların neler olduğunu başvuru sahibine en geç 15 iş günü içerisinde bildirir.

(4) Başvuru uygun ise, Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından incelenir. Komisyon, gerekli gördüğü durumlarda yerinde inceleme de yapabilir. Komisyon, sağlık hizmetleri başkanlığında görevli bir hekim başkanlığında, müdürlükte görevli personel arasından tercihen bilişim teknolojileri hakkında mesleki birikimi olan bir mühendis, tekniker veya teknisyen ile kalite konusunda deneyimli bir sağlık meslek mensubu olmak üzere üç kişiden oluşur. İhtiyaç halinde birden fazla komisyon kurulabilir.

(5) Yapılacak incelemeler neticesinde, herhangi bir eksiklik ve uygunsuzluk olmadığının tespiti halinde komisyon raporuyla birlikte başvurular, Genel Müdürlüğe gönderilir.

(6) Sağlık tesisinin başvurusunda belirttiği uzaktan sağlık bilgi sisteminin, Bakanlık kayıt tescil sisteminde kayıtlı olması ve başvurunun Genel Müdürlük tarafından uygun görülmesi hâlinde, sağlık tesisi için uzaktan sağlık hizmeti faaliyet izin belgesi düzenlenir. Faaliyet izin belgesinde, faaliyet alanı ve sınırları belirtilir.

(7) Bakanlığa bağlı sağlık tesisleri için Bakanlık resen uzaktan sağlık hizmeti faaliyet izni verebilir.

 

Yukarıda anılan hükümler gereği, Bakanlık tarafından standartları belirlenmiş bir “Uzaktan Sağlık Bilgi Sistemi” ve ilgili bir yazılıma ihtiyaç vardır. Aynı şekilde uzaktan sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan altyapı ve teknik donanım gibi hususlara ilişkin kriterler, Bakanlık tarafından belirlenmelidir. Yine 8 inci maddede görüldüğü gibi bir “Faaliyet İzni” ne ihtiyaç vardır. Tüm bu şartların usul ve esaslarının nasıl olacağına dair bir hüküm veya bir başka mevzuata yönlendirme, mevcut yönetmelik değişikliğinde yoktur.

 

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” kapsamında uzaktan sağlık hizmeti sunumunun teknik altyapısının ve hukuki güvencesinin sağlanmadığı takdirde aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının bu yönetmelik ile görevlendirilmesi hem riskli hem de uygun değildir.

MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Kurum” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Kurum kalmadığı için, ilgili değişiklik yerindedir.

MADDE 6- Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Sağlık hizmeti sunumu sırasında meydana gelen şiddet olayının adli veya mülki idare makamlarınca verilen belgeyle belgelendirilmesi durumunda, aile hekimi veya aile sağlığı çalışanına şiddet uygulayan kişinin müdürlükçe mevcut aile hekiminden kaydı, ikamet ettiği bölge göz önünde bulundurulmak suretiyle öncelikle farklı aile sağlığı merkezine, ikametine yakın farklı aile sağlığı merkezi bulunmuyor ise aynı aile sağlığı merkezinde bulunan kayıtlı nüfusu en düşük aile hekimine yapılır.”

 

İlgili değişiklik aile hekimlerine veya aile sağlığı çalışanlarına, sağlıkta şiddetin önlenmesi açısından hiçbir fayda sağlamamaktadır. Şiddet uygulayanın birimini değiştirmek (özellikle aynı aile sağlığı merkezi içinde) iş barışını da bozacaktır.

 

İlgili kişinin 3 ay sonra yeniden aynı aile hekimine geçişinde de bir engel yoktur.

 

Bu madde sağlıkta şiddet uygulayana caydırıcı bir yaptırım maalesef içermemektedir.

MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “24/12/2010 tarihli ve 2010/1237 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “29/6/2021 tarihli ve 4198 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklik yalnızca teknik bir atıf güncellemesi gibi görünmekle birlikte, uygulamada önemli sonuçlar doğurmaktadır.

 

Artık izinlerin kullanımı, izin süreleri, izin dönemlerinde görevlendirme ve mali haklara ilişkin düzenlemeler 2021 tarihli güncel mevzuata göre yürütülecektir.

 

Bu durumda, izin süreçleri daha standart, ölçülebilir ve denetlenebilir hale gelecektir.

 

Ayrıca, eski ve yeni mevzuat arasında oluşabilecek yorum farklılıklarının önüne geçilerek uygulamada birlik sağlanması amaçlanmaktadır.

MADDE 8- Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu düzenleme ile performans değerlendirme sistemi doğrudan güncel ödeme ve sözleşme rejimine bağlanmıştır.

 

Böylece, koruyucu sağlık hizmetlerine ilişkin göstergeler (aşı, gebe-bebek izlemleri, kronik hastalık takibi vb.) ve bu göstergelerin performans puanına etkisi yeni yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilecektir.

 

Bu durum birinci basamakta sürekli bir hizmet sunumunun önüne geçerek performans kaygısının artmasına neden olacaktır.

 

Hizmet sunumunun kalitesi geri planda tutulması, sayılar üzerinden performans baskısını beraberinde getirecektir.

MADDE 9- Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “içinde, sözleşme” ibaresi “içinde aile hekimliği yerleştirme işlemi yapılır ve sözleşme” şeklinde ve (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının (a) bendinde yer alan “aile hekimliği yapan aile hekimliği uzmanları” ibaresi “görev yapanlardan, önce aile hekimliği yapan aile hekimliği uzmanları, daha sonra diğer aile hekimliği uzmanları” şeklinde ve yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Fiilen en az altı ay aile hekimliği yaparak akabinde askerlik (bedelli hariç) veya doğum nedeniyle ücretsiz izne ayrılması şartıyla sözleşmesini fesheden aile hekimlerine, askerlik veya doğum sonrası kamu görevine başlama tarihine göre, kamu görevlisi olmayan hekimler için ise müdürlüğe başvuru tarihine göre bir defaya mahsus öncelik verilir. Bu öncelik hakkı; terhis tarihinden itibaren bir ay, doğum nedeni ile ücretli izin süresinin bitimi tarihinden itibaren iki yıl on beş gün içerisinde müracaatları üzerine aile hekimliği hizmet sözleşmesini fesih ettiği ilde kullanılır.”

“25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununa istinaden bedelli askerlik yapmak üzere pozisyonlarının korunması talebinde bulunarak askerlik görevini ifa edip ayrılmadan önce çalıştığı aile hekimliği biriminde sözleşme imzalayarak göreve başlatılanlar için bedelli askerlik öncesinde feshedilen sözleşmesi kapsamında görev yaptığı süreler bu fıkra kapsamında dikkate alınır.”

“(7) Münhal aile hekimliği pozisyonlarından, birinci fıkra çerçevesinde yerleştirme yapılamamış pozisyonlar için Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasında ilan edilmek suretiyle atama yapılabilir. Bu şekilde ilan edilecek pozisyonlar için yerleştirilen hekimler, aile hekimliği biriminin bulunduğu yerdeki toplum sağlığı merkezine atanarak başlayış yapmalarına müteakiben en geç ertesi günün mesai bitimine kadar aile hekimliği sözleşmesi imzalayarak sözleşme talepleri olmaması halinde ise görevlendirme ile aile hekimliği biriminde göreve başlar.”

 

 

Bedelli askerliğe gidenlerin aile sağlığı merkezleri yerleştirmelerinde önceliği olmadığı netleşmiş durumda.

 

Askerlik süresi sonunda müdürlüğe başvuru süresi 1 ay olarak, doğum sonrası ise müdürlüğe başvuru süresi ücretli izin bitimini takiben 2 yıl 15 gün olarak net bir şekilde ifade edilmiş.

 

Tüm bu hususlar başvuruların ilden ile kişiden kişiye değişmeden, yoruma kapalı olarak şeffaf şekilde hesaplanabilir olmuş.

 

 

İller arası aile sağlığı merkezleri kurasında öncelik sırasında daha önce aile hekimi olarak çalışan aile hekimliği uzmanları öncelikli, aile hekimi olmayan aile hekimliği uzmanları ise aile hekimi olan pratisyen hekimlerden sonra gelmekteydi.

 

Yapılan değişiklikle aile sağlığı merkezlerinde çalışmayan müdürlükler, hastaneler vs çalışan aile hekimliği uzmanları sıralamada aile sağlığı merkezlerinde çalışan aile hekimliği uzmanlarından sonra gelecek şekilde sıralanmıştır.

 

Bu değişiklik ile aile hekimliği uzmanlarının iller arası kura ile yer değişikliğini kolaylaştırmıştır.

 

İller Arası aile sağlığı merkezleri  kurasında sıralama;

1. Asm’de çalışan Aile hekimliği uzmanları

2.Asm’de çalışmayan Aile hekimliği uzmanları

3. ⁠Asm’de çalışan pratisyen hekimler

4. ⁠Diğer hekimler şeklindedir

*Daha önce 2 ve 3 tam tersi sıralamada idi.

 

Devlet hizmet yükümlüsü olarak boş birime atanan aile hekimleri, başlayış yaptıkları günün ertesi günü mesai bitimine kadar birimle sözleşme imzalamalı veya sözleşme imzalamayacak ise birimin bulunduğu ilçe sağlık müdürlüğü/toplum sağlığı merkezinde göreve başlamalıdır.

 

Bu değişiklik Devlet hizmet yükümlüsü olarak aile sağlığı merkezine atanan hekimlerin sözleşme imzalama süresi ve sözleşme imzalamama durumunda nelerin olacağını netleştirmiştir.

MADDE 10 - Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Sözleşmeli aile sağlığı çalışanı bulunmayan pozisyonlara Bakanlıkça ilan edilmek suretiyle 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 45/A maddesi hükümleri çerçevesinde aile sağlığı çalışanı istihdam edilebilir. Bu şekilde ilan edilecek pozisyonlar için yerleştirilenler, aile hekimliği biriminin bulunduğu yerdeki toplum sağlığı merkezine atanarak başlayış yapmalarına müteakiben atandığı aile hekimliği biriminde aile sağlığı çalışanı hizmet sözleşmesi imzalayarak, sözleşme talepleri olmaması halinde ise görevlendirme ile göreve başlar. Mezkûr kanun hükmünde kararname kapsamında sözleşmeli olduğu müddetçe bu görevlendirme devam eder ve bu birimlerde başka bir aile sağlığı çalışanı ile aile sağlığı çalışanı hizmet sözleşmesi imzalanamaz.”

 

 

663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenen kurallarda yapılacak atamalarla aile sağlığı çalışanı olmayan aile sağlığı merkezine sağlık personeli atanabilecektir.

 

*Bu madde ile aile sağlığı çalışanı sorunu bir anlamda çözülebileceği kanaatindeyiz.

MADDE 11- Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın üçüncü ve dördüncü cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.

“Bu durumda, 26/3/2013 tarihli ve 28599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre işlem tesis edilir.”

 

 

27/11/2024-32735 Tarih Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan maddeler doğrultusunda güncellenmiştir.

 

MADDE 12- Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” ibaresi “Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” şeklinde değiştirilmiştir.

 

 

Bu madde ilgili mevzuatın başlığına göre yönetmelikteki tanımı güncellemiştir.

MADDE 13- Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrasına üçüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Birinci aşama uyum eğitimi aile hekiminin yerleştiği tarihten itibaren en geç 3 ay içinde tamamlanır.”

 

Bu madde aile hekimlerine verilen birinci aşama uyum eğitimi için bir zaman sınırı getirilmiştir.

 

Olumlu olarak görülmektedir.

MADDE 14- Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ö) ve (dd) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “ve Kurumca” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“ö) Enjektör, intraket, gazlı bez, atel, sargı bezi, sütur materyali gibi Bakanlıkça belirlenen gerekli sarf malzemeleri.”

“dd) Glikometri ve stripleri.”

“ll) Pulse oksimetre.”

“(4) Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının kullanmak zorunda oldukları teknik, tıbbi cihaz, bilgisayar, donanım, yazılım, bilgi, bilişim ve iletişim teknolojileri ile gezici sağlık hizmetlerinin sunumu için gerekli olan motorlu araçlar, esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilir.

(5) Aile hekimleri, aile sağlığı merkezinde yangına karşı alınması gereken tedbirleri alır, tıbbi atıklar ve çöpler için 25/1/2017 tarihli ve 29959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri alır.”

“(8) Aile sağlığı merkezlerinde yer alan ortak kullanım alanları ile bu alanlarda bulunan ve ortak kullanıma tahsis edilen her türlü demirbaş, tıbbi cihaz, ekipman ve sair malzeme müşterek kullanım kapsamındadır. Bunlar aile sağlığı merkezi yönetim karar defterine kaydedilir. Aile hekimleri tarafından, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükümlerine istinaden aile sağlığı merkezinin gider ödemesiyle temin edilmesinden dolayı müşterek kullanım kapsamında bulunan alan ve malzemeler üzerinde ayni veya şahsi herhangi bir hak iddiasında bulunulamaz; bedel, katkı payı veya sair ad altında talepte bulunulamaz; bunların devri istenilemez ve kullanımı engellenemez. Bu alan ve malzemeler, aile sağlığı merkezinde kullanılmaya devam edilir.”

(ö) bentinde sarf malzemeleri daha geniş tanımlanmış ve “Bakanlıkça belirlenen” ibaresi eklenmiştir.

 

(dd) bentinde glikometre yanında “stripleri” ibaresi eklenmiştir.

 

(ll) benti yeni eklenmiş ve “Pulse oksimetre” de gerekli tıbbi cihaz ve malzemeler arasına eklenmiştir.

 

3.fıkrada “Kurumca” ibaresi kaldırılmış ve sayılan kalemlerin özelliklerini sadece Bakanlığın belirleyeceğine işaret edilmiştir

.

4.fıkraya, esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilmek üzere  “yazılım, bilgi, bilişim ve iletişim teknolojileri” ibareleri eklenmiştir.

 

5.fıkra ile, yönetmelik, tıbbi atık ve çöpler için atıf yapılan yönetmeliğin Resmi Gazete tarih sayısı ile güncellenmiştir.

 

8.fıkra yeni eklenmiştir. Bu fıkra ile kurumda ortak alanlarda ve ortak kullanılan tüm demirbaş, tıbbi cihaz ve ekipman ve sair malzemenin yönetim karar defterine kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.

 

Fıkranın bir sonraki cümlesinde “Aile hekimleri tarafından, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükümlerine istinaden “aile sağlığı merkezinin gider ödemesiyle temin edilmesinden dolayı” müşterek kullanım kapsamında bulunan alan ve malzemeler üzerinde ayni veya şahsi herhangi bir hak iddiasında bulunulamaz; bedel, katkı payı veya sair ad altında talepte bulunulamaz; bunların devri istenilemez ve kullanımı engellenemez. Bu alan ve malzemeler, aile sağlığı merkezinde kullanılmaya devam edilir.” Şeklinde yazılmış olan ibare, aile hekimliği çevrelerinde çeşitli şekillerde yorumlanmakta, genel olarak kurumda kendileri tarafından satın alınmış tüm demirbaş, tıbbi cihaz ve malzemenin mülkiyetinin kendilerinden çıkartıldığı şeklinde değerlendirilmekte, şiddetli itiraz ve tepkilere neden olmaktadır. Bu hususun Bakanlık tarafından aydınlatılmasına özellikle ihtiyaç vardır.

 

Şöyle ki;

Yürürlükteki Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği Madde 16 3.Fıkrası, gider ödemesinin hangi kalemleri kapsadığı açıkça yazmaktadır:

 

“c) Aile Sağlığı Merkezi Giderleri:

1) (Değişik cümle: RG-6/9/2025-33009-CK-10375/4 md.) Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine; hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya, çalıştırdığı işçi statüsündeki personelin kıdem ve ihbar tazminatı dahil ücret, fazla mesai alacağı gibi tüm işçilik alacakları ile bu personele ilişkin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Bakanlıkça belirlenecek asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin % 50’sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılır.”

 

Bu ödemenin demirbaş ve tıbbi cihaz alımları için değil, bunların işletme giderleri ve sarf malzemeleri için verildiği, “asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik” olduğu çok açıkça hüküm altına alınmıştır.

 

Kaldı ki Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin aynı fıkrasının devamında;

“Aile hekimliği pozisyonunun, sözleşmeli aile hekimi bulunmaması nedeniyle boş olması durumunda, bu ödeme müdürlüğün döner sermayesine aktarılır ve birimin giderleri fatura ve benzeri belgeler ile yönetim karar defterinin ibrazı üzerine müdürlüğün döner sermayesinden karşılanır.”

 

İbaresi bulunmakta, boş aile hekimliği birimi bulunan aile sağlığı merkezleri, demirbaş ve veya tıbbi cihaz alıp, bunun faturasını müdürlüğe ibraz edip bedelini talep ettikleri durumda, müdürlükler demirbaş ve veya cihazların gider ödemesi kapsamında olmadığını ifade ederek bunların bedellerini ödememektedirler.

 

Bu husus da açıkça işletme gideri ve sarf malzemeleri dışındaki demirbaş ve veya tıbbi cihazlar üzerinde idarenin herhangi bir hakkı olmadığını açıkça göstermektedir.

Bütün bunların yanında, sarf ve benzeri malzemeler için çok önemli bir başka husus da şudur; Gider ödemeleri, aile hekimlerine peşin olarak değil, takip eden ayın ikinci haftasından itibaren verilmektedir. Yani verilen gider ödemesi ile gelecek hizmete esas malzeme alınmamakta, sarf edilen malzemenin bedeli aile hekimleri tarafından ödenmekte, daha sonra müdürlük tarafından sarf edilmiş malzemenin bedeli tanzim edilmektedir.

 

Dolayısı ile bu malzeme zaten kullanılmış olup müdürlük tarafından geleceğe yönelik üzerinde hak iddia edilebilecek bir malzeme bulunmamaktadır. Bununla beraber, aile hekimleri kendi tercihleri ve kendi bütçeleri ile gelecek hizmetlere yönelik sarf malzemesi satın alma yoluna gitmiş olabilirlerse de, bunların bedeli gider ödemesi aracılığı ile henüz müdürlük tarafından ödenmemiş olduğu için, yine idarenin bunlar üzerinde bir hak iddia etmesi söz konusu olmayacaktır.

 

Bütün bunların yanında, her ne yolla alınmış olursa olsun, tüm bu taşınırlar, aile hekimleri tarafından ödenerek elbirliği ile mülkiyetlerindeyken gider pusulaları ve veya faturaları kendi adlarınadır. Dolayısı ile Anayasal ve normlar hiyerarşisi doğrultusunda mülkiyet hakkını koruyan tüm hukuki mevzuat, malikin aile hekimi olduğunu açıkça işaret etmektedir. İdarenin yönetmelik ile Anayasamız ve Medeni hukuk doğrultusundaki mülkiyet hakkını değiştirebilmesi söz konusu olamaz.

 

Dolayısı ile aile sağlığı merkezindeki ortak alan ve kullanımdaki tüm demirbaş, cihaz ve malzemeler aile hekimlerinin kişisel malı olup, bunlar üzerindeki tüm tasarruf hakkı kendilerindedir.

MADDE 15- Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık, Kurum veya” ibaresi “Bakanlık ve” şeklinde değiştirilmiştir.

Değişiklik:

  • “Bakanlık, Kurum veya” → “Bakanlık ve”

Önceki durum:

  • Yetki paylaşımı:

    • Bakanlık

    • Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (Kurum)

 Yeni durum:

  • Tek yetkili: Sağlık Bakanlığı

Yorum :

Bu küçük görünen değişiklik kurumsal yapı dönüşümünün devamı niteliğindedir. Bu değişiklik, aile hekimliği sisteminde “ikili yapıdan üniter yönetime geçişin” açık bir göstergesidir. Artık kurum da kalmadığı için değişiklik uygundur.

 

MADDE 16- Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

“(4) Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı hizmet sunumunda Bakanlığa ait olan sağlık bilgi yönetim sistemini kullanmak zorundadır. Bakanlığa ait bilgi sistemine geçişe ilişkin usul ve esaslar ile takvim planı Bakanlıkça belirlenir.”

“(6) Aile hekimliği biriminden, sağlık hizmeti alan kişilere ait tüm veriler, Bakanlıkça belirlenen sistemler haricindeki herhangi bir ortama kaydedilemez.”

 

Bu madde en kritik değişikliklerden biri olarak yorumlamaktayız.

 (4) fıkra – Sağlık bilgi sistemi zorunluluğu

Yeni düzenleme:

  • Aile hekimi ve çalışan: Bakanlığa ait SBYS kullanmak zorunda

  • Geçiş süreci: Bakanlık belirler (takvim + usul)

Önceki durum:

  • Daha esnek farklı yazılım kullanımı mümkün olmaktaydı.

Etki:

Ulusal veri standardizasyonu
Klinik veri entegrasyonu (e-Nabız, MHRS vb.)

(6) fıkra – Veri güvenliği ve kayıt

Yeni düzenleme:

  • Hasta verileri: Bakanlık sistemleri dışında hiçbir yere kaydedilemez

Önceki durum:

  • Açık yasak bu kadar net değildi.

Etki:

 KVKK ve veri güvenliği açısından çok güçlü düzenleme içermektedir. Veri sızıntısı ve üçüncü taraf yazılım riskleri minimize edilmektedir.

 

Yorum:

Bu madde ile: “Aile hekimliği veri üretim sistemi → tamamen merkezi sağlık veri mimarisine entegre edilmiştir.” Bu, Türkiye’de birinci basamak için tam dijital kontrol modeline geçiştir. Bakanlığın önerdiği yazılım sistemi ile çalışmak uygundur.

MADDE 17- Aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Değişiklik:

  • Eski ifade:

    • “Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler Yönetmeliği”

  • Yeni ifade:

    • “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği”

Anlamı:

Eski sistem → genel personel ödeme yaklaşımı
Yeni sistem → aile hekimliğine özgü ödeme rejimi

Etki:

  • Aile hekimliği artık: ayrı bir finansal modelle yönetilmekte.

  • Performans, sözleşme ve ödeme: daha spesifik ve sistematik hale gelmekte.

 

Yorum:

Bu değişiklik ile: “Aile hekimliğinin, klasik kamu personel rejiminden ayrılarak yarı-otonom bir sözleşmeli hizmet modeline geçişini güçlendirmektedir.” değişiklik yerinde olduğu kanaatindeyiz.

MADDE 18- Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Düzenlemelere uyum

GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu maddeyi ihdas eden Yönetmelik ile 24 üncü maddede ve EK-1’de yapılan değişiklikleri, aile hekimliği birimleri 1/9/2026 tarihine kadar yerine getirir.”

 

Düzenlemelere uyum için yaklaşık 5 aylık bir süre verilmiş. Makul ve yeterli olduğu kanaatindeyiz.

MADDE 19- Aynı Yönetmeliğin EK-1’inin dördüncü ve beşinci satırlarında yer alan “dört” ibareleri “beş” şeklinde değiştirilmiş, on birinci satırı yürürlükten kaldırılmış ve aynı ekin on beşinci satırı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Oda Planlama oranları değiştirilmiş olduğunu görmekteyiz. Her 4 hekime 1 Aşılama/bebek izlem odası ile 1 gebe izlem/üreme sağlığı odası oluşturulma zorunluluğu, her 5 hekime 1 oda oluşturma şekilde esnetilmiştir.

 

Aşı, çocuk izlem, gebe takibi, boy-kilo ölçümü, tansiyon takibi ve emzirme vb. danışmanlıklarının verildikleri alan metrekare olarak küçülmüştür.

 

Güvenlik Kamerası Zorunluluk oranları değiştirilmiş. Sadece üst grup merkezlerde zorunlu olan güvenlik kamera sistemi, A, B, C ve D grubu tüm aile sağlığı merkezleri için zorunlu hale getirilmiştir.

 

Kamera sisteminin sağlıkta şiddet olaylarının arttığı bir dönemde tüm gruplu aile sağlığı merkezlerinde zorunlu hale getirilmesi olumludur.

Esnek mesai uygulaması zorunluluğu kaldırılmıştır. Haftalık 55 saate kadar hizmet verebilen aile sağlığı merkezlerinin çalışma süresi 40 saat ile sınırlandırılmıştır.

 

Esnek mesai saatlerinde hizmet alan vatandaşlar için erişimde zorluk oluşturabilir.

 

Resmî kurumlardaki iş ve işlemleri takip etmek zorlaşacaktır.

 

Ayrıca sahu eğitim saatinde hizmet vermek zorunda olan hekim ile eğitim kurumu arasında çatışma yaşanacaktır.

MADDE 20- Aynı Yönetmelikte yer alan “Kurumun” ibareleri “Bakanlığın” şeklinde, “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” ibaresi “Bakanlıkça” şeklinde, “Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca” ibaresi “Bakanlıkça” şeklinde, “Kurumca” ibareleri “Bakanlıkça” şeklinde, “Kurum” ibareleri “Bakanlık” şeklinde, “Kurumdan” ibaresi “Bakanlıktan” şeklinde ve “Kuruma” ibaresi “Bakanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.

 

 

Halk sağlığı kurumunun ismi için yasal düzenleme kapsamında değişiklik olduğu görülmektedir.

MADDE 21- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

MADDE 22- Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.