Yeni yılınız kutlu olsun
Sevgili Arkadaşlar,
Yeni bir yıla giriyoruz. Öncelikle hepinizin yeni yılını kutlar, 2010 yılının kişisel olarak ve mesleğimiz adına umut dolu, olumlu gelişmeler sağlayan ve başarılı bir yıl olmasını dileriz.
Biliyorsunuz 2010 yılı aynı zamanda Derneğimizin 20. kuruluş yılı. Bu yönüyle de TAHUD adına önemli bir sıçrama yılı olmasını diliyoruz.
2009 yılında sorunlarla boğuştuk, çeşitli sıkıntılar yaşadık. MYK olarak neler yaptık, yapmaya çalıştık?
Öncelikle kurumsallaşmaya çalıştık. Üyelerimizin özlük haklarını korumaya yönelik çalışmalar yaptık. Sorunlarımızı tanımladık. Bunların çözümü yolunda farklı mücadele ortamları üretmeye çalıştık. Kendimizi ve sorunlarımızı tanıtmaya, anlatmaya yönelik girişimlerde bulunduk. Bir yandan Sağlık Bakanlığı ve SGK yetkilileri olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile diyalog yolunu açık tutarken ve ilişkilerimizi geliştirmeye çalışırken diğer yandan yasal ve hukuk yollarını kullanma arayışı içine girdik. Sonuçları olumlu ya da olumsuz olabilir, ancak biz elimizden geldiğince hak arama tavrı gösterdik.
Merkez Yönetim Kurulu birinci yıl faaliyet raporunu, 2009 yılı içinde yaptıklarımızı, ayrıntılı bir özet şeklinde web sitemizde bulabilirsiniz.
“İsim hakkı” konusu son birkaç yılda üyelerimiz arasında tartışılan en önemli konulardan biriydi. Genelde konuyu Aile Hekimliği Pilot Uygulama Yasası’nda yapılan tanımlamanın yarattığı sorun olarak gördük. Sorunun kaynağında da geçiş dönemi uygulamasına karar verilirken çizilen çerçevede yer alan gerekliliklerin Sağlık Bakanlığı tarafından yerine getirilmemesi yatmaktaydı. İsim hakkına yönelik yaptığımız girişimlerin muhatabı bu nedenle Sağlık Bakanlığı idi. Yasayla yetkilendirilmiş aile hekimlerine yönelik bir girişim değildi bu.
Yılın son aylarında Birinci Basamakta çalışan meslektaşlarımız ve onların örgütleriyle temas kurma çabaları içine girdik. Bu çerçevede illerdeki aile hekimleri dernekleri ve onların oluşturduğu Federasyon yetkilileri ile bir toplantı yaptık. Bu toplantıya ilişkin duyurumuzu da sitemizde bulabilirsiniz. Alanımızla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla ilişki kurmaya devam edeceğiz. Yeni yılın ikinci hafta sonunda da TTB’nin çağrısıyla TAHUD, AHEF ve Pratisyen Hekim Derneği yetkilileri bir araya geliyoruz. Bu toplantıda yaşadığımız sorunlar ve meslek eğitimi konusunda görüş alış verişinde bulunacağız.
Yılın son günlerinde üyelerimiz tarafından yoğun bir şekilde tartışılan bir başka gelişme daha oldu. Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Saha Eğiticilerinin eğitimi konusunda bir genelge yayınladı. Konuyla ilgili görüşlerimizi daha önce genel olarak duyurmuş, ayrıca Sağlık Bakanlığı’ndan bilgilendirilme isteğinde bulunmuştuk.
Konu birkaç açıdan irdelenebilir. Genelgenin bütününe bakıldığında herhangi bir hukuki dayanaktan bahsedilmemiştir. Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun, Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik ve Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde, aile hekimliği uzmanlarına saha eğitimi verilmesine ve bu maksatla eğitici eğitimi verileceğine ilişkin açık bir düzenlemeden bahsedilmemektedir. Yasa ve yönetmeliklerle açık olarak verilmeyen bir yetkiye dayanarak yapılan alt düzenleyici işlemler, hukuki dayanağı açısından tartışmaya açık olmaktadır.
Genelge ile getirilen eğitici eğitiminin hangi ihtiyaçtan doğduğu da net olarak ortaya konmamıştır.
Bu eğitim tıpta uzmanlık eğitiminin bir devamı gibi değerlendiriliyorsa uzmanlık eğitimine ilişkin mevzuatta bu konuda bir düzenleme yapılmadığı için genelge bu yönüyle de hukuken tartışmalıdır. Burada şu soruyu sormak durumundayız: Aile Hekimliği uzmanlık eğitiminin bir bölümü olarak sahada aile hekimliği uygulama eğitimi ve bu eğitimi verecek eğiticilerin yetiştirilmesi konusunda Sağlık Bakanlığı’nın rolü ne olmalıdır? Aile Hekimliği uzmanlık eğitimi mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde diğer tıp disiplini ve uzmanlık alanlarında nasıl yapılıyorsa öyle yapılmaktadır. Aile Hekimliği uzmanlık eğitiminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, ancak bunun kesinlikle diğer disiplinlerle birlikte tabi olduğumuz yasal çerçevenin dışında olmaması gerektiği yönündeki görüşlerimizi daha önce birçok kez ilgililere iletmiştik.
Bugün gündemimizde uzmanlık eğitimimizin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması vardır; farklı model oluşturarak Aile Hekimliği uzmanlık eğitiminin “kolaylaştırılması” değil. Bu çerçeveden baktığımızda diğer tıp disiplini ve uzmanlıklarının meslek eğitimlerinin neresindeyse, Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği uzmanlık eğitiminin de orasında olması gerekir. Uzmanlık eğitimi veren Üniversiteler ve diğer eğitim kuruluşlarındaki eğiticileri Sağlık Bakanlığı yetiştirmemektedir. Sağlık Bakanlığı genel düzenleyici, planlayıcı ve karar vericidir; hangi dalda ne kadar uzman gereklidir, hangi dala ne kadar asistan kadrosu verilmelidir, uzmanlık eğitimleri usulüne uygun yapılmış mıdır, bunları dikkate alır ve uzmanlık belgelerine onay verir. Yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde eğitimleri vermek, bu eğitimler için gerekli eğiticileri yetiştirmek uzmanlık eğitimi veren kurumların işidir. Yani esas olarak YÖK ve üniversitelerin işidir. Uzmanlık dernekleri de bu konuda standartlar belirleyerek katkı verir. Bu gerçeği dikkate almadan ve üstelik bu kurumları dışlayarak Sağlık Bakanlığı’nın uzmanlık eğitimi için eğiticiler yetiştirmeye yönelik sertifikasyon programı oluşturması kabul edilemez.
Bu eğitim hizmet içi eğitim olarak değerlendiriliyorsa hukuken bir tartışma yaratmayabilir. Eğer amaç bu ise açıkça ifade edilmelidir.
Söz konusu genelge eğitici eğitimine katılacak ve eğitici olacak Aile Hekimliği uzmanlarının özlük hakları açısından da eksiklikler içermektedir.
Eğitici eğitimi programına katılarak sertifika alan hekimlerin, nerede, ne kadar süre ile kimlere ve hangi içerikte eğitim vereceği açık olarak düzenlenmemiştir. Ayrıca, eğitici eğitimi alanların, bu eğitimi sonucunda ne gibi hukuki kazanımlarının olacağı (örneğin ek hizmet puanı gibi) konusunda da bir düzenleme bulunmamaktadır.
Eğitime katılarak eğitici unvanı alacak hekimlerin, bu unvanları gereğince eğitim vermek üzere herhangi bir zorunluluğa tabi olup olmayacağı belli değildir. Örneğin, eğitici eğitimi almasına rağmen eğitim vermek istemeyen hekimle ilgili herhangi bir yaptırım olacak mıdır?
Genelgede açıklık olmamakla birlikte eğitici eğitimi alan hekimlerin (özellikle kamuda görev yapan) geçici görevlerle değişik il veya ilçe merkezlerine gönderilmesi öngörülmekte midir? Örneğin, halen farklı alanlarda eğitici sertifikasına sahip uzman ve pratisyen hekimler sürekli olarak geçici göreve gönderilmektedir.
Aile Hekimliği uzmanlık eğitimi kapsamında ele alınacak aile hekimliği uygulama eğitimi ve bu eğitimi verecek alan eğiticileri ile ilgili yasal düzenlemeler tüm bunları açık olarak ifade edecek şekilde yapılmalıdır.
Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Komisyonu ilk toplantısını daha önce de duyurduğumuz gibi Ocak ayı içinde yapacaktır. Mart sonuna kadar çalışmalarını bitirmesi planlanan komisyonun uzmanlık eğitimimizle ilgili temel kararlar alması bekleniyor. TAHUD ve TAHYK (Yeterlik Kurulu) olarak bu komisyonun çalışmalarına hazırlanıyoruz.
20. yılına gelmiş bir dernek olmamıza karşın üyelerimizle sürekli bir iletişimi sağlayamamış, aidatlarını bile toplayamayan bir dernek olmaktan kurtulmak için projeler ürettik. İnternet çağında onu daha iyi kullanarak kurumsallaşma adına birçok şeyi yapabileceğimizden hareketle, Derneğimizin web sitesini yenileme çabası içine girdik. Yılın ikinci yarısını neredeyse bunun hazırlıklarıyla geçirdik. Sonuçta hepinizin beğeniyle izleyeceğini, kullanacağını ve katılacağını düşündüğümüz bir web sitesi ortaya çıktı. Bir dernek olarak yapabileceğimiz hemen her şeyi web üzerinden yapabilir konuma geliyoruz. Tüm üyelerimiz üyelik kayıtlarını ve bilgilerini buradan yenileyebilecek, henüz Derneğimize üye olmayan AH uzmanı ve asistanı arkadaşlarımız web üzerinden üye olabilecektir. Üyelik aidatlarının düzenli olarak ödenebilmesi de sağlanıyor.
Yeni web sitemiz TAHUD’un Aile Hekimliği uzmanlığı ve disiplinin temel örgütü olarak alanımızdaki öncü ve yönlendirici konumunu geliştirecektir. Bu çerçevede web üzerinden sürekli eğitim etkinliklerimiz olacaktır.
20. yılında daha güçlü bir TAHUD için hep birlikte dayanışma içinde olalım.
Yeni yılınızı bir kez daha kutluyor, sağlıklı ve başarılı bir yıl geçirmenizi diliyoruz.
TAHUD Merkez Yönetim Kurulu